çalkalamak

-i
1. 摇匀, 搅拌; 漂洗, 涮洗; 漱(口): ağzını ılık suyla \çalkalamak 用温水漱口 kahve fincanını \çalkalamak 涮咖啡杯 sütü yayıkta \çalkalamak 用搅乳器搅奶 şişedeki ilâcı \çalkalamak 把瓶里的药摇匀 tabakları \çalkalamak 冲洗盘子 yumurta \çalkalamak 打蛋 İlaç şişesini iyice çalkalayınız. 请把药瓶涮干净。
2. 筛: kalburda \çalkalamak 用筛子筛小麦
3. 使摇摆, 使颠簸: Fırtına koptu. Deniz gemiye sabaha kadar çalkaladı. 起了风暴, 轮船在海上一直颠簸到天亮。
4. 使恶心, 使反胃: Süt, çocuğu çalkaladı. 奶水使孩子恶心。
5. (孵窝鸡)翻动(鸡蛋)

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çalkalamak — i 1) Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına! A. İlhan 2) nsz İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum. Y. Z …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göbek çalkamak (veya çalkalamak) — göbeğini sağa sola hareket ettirerek oynamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıbıldatmak — çalkalamak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • cumbuldatmak — i Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalkalama — is. Çalkalamak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalkamak — 1) Çalkalamak Dişim ağrıyor, rakı ile ağzımı çalkadım. Ö. Seyfettin 2) nsz Tahıl elemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gargara yapmak — bir sıvı ile ağzı veya boğazı çalkalamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yayık yaymak — sütün ayranını ve yağını ayırmak için yayığı çalkalamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mazmaza — (A.) [ ﻪﻀﻤﻀﻡ ] gargara. ♦ mazmaza yapmak gargara yapmak, ağızda su çalkalamak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MAZMAZA — Gusül veya abdest alırken, elleri yıkadıktan sonra üç kere ağız dolusu su alıp ağızda çalkalamak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çırpmak — sallamak,çalkalamak …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.